POS cihazı kesintisi yüzde kaç ?

Ozer

Global Mod
Global Mod
POS Cihazı Kesintisi Yüzde Kaç? Küçük İşletmelerin Büyük Hesap Makinesi Savaşı!

Dükkânı açmışsın, kahveni koymuşsun, müşteri gelmiş, alışverişini yapmış. Kasaya yaklaşırken o meşhur cümle geliyor: “Kartla ödeyebilir miyim?” Sen de gülümseyerek POS cihazını uzatıyorsun. İşlem tamamlanıyor, müşteri mutlu, satış gerçekleşmiş. Fakat akşam banka hesabına bakınca insanın aklına şu soru düşüyor: “Ben bugün satış mı yaptım, yoksa bankaya gönüllü bağış mı topladım?”

POS cihazı kesintisi, özellikle küçük işletmeler için bazen görünmez bir masraf canavarına dönüşebiliyor. Üstelik bu canavarın sabit bir yüzdesi yok. Bankaya, kart türüne, ödeme yöntemine, taksit sayısına ve işletmeyle yapılan anlaşmaya göre değişebiliyor. Gelin konuyu hem rakamlarla hem de biraz esnaf mizahıyla masaya yatıralım.

1. POS Cihazı Kesintisi Yüzde Kaç?

En merak edilen soruyla başlayalım: POS cihazı ne kadar komisyon kesiyor?

Türkiye'de POS komisyonları için herkese uygulanan tek bir oran bulunmuyor. Bankalar ve ödeme kuruluşları, ilgili düzenlemeler ve kendi ücret tarifeleri çerçevesinde farklı koşullar sunabiliyor. Bu nedenle internette birinin “Benden yüzde 1,5 kesiliyor” demesi, aynı oranın başka bir işletmeye de uygulanacağı anlamına gelmiyor.

Örneğin, Halkbank'ın yayımladığı üye işyeri tarifesinde peşin yurt içi kredi kartı işlemleri için yüzde 3,74, banka kartı işlemleri için yüzde 1,09 oranları yer alıyor. Aynı tarifede taksitli işlemlerin komisyon oranları da taksit sayısına göre yükseliyor. Bu rakamlar söz konusu bankanın yayımladığı tarife örneğidir; bütün bankaların veya bütün müşterilerin geçerli oranı olarak değerlendirilmemelidir.

Kaynak: Halkbank Üye İşyeri Ücret ve Komisyonları tarifesi.

Peki, neden herkesin komisyonu farklı? Çünkü POS anlaşması yalnızca cihazın üzerinde yazan markadan ibaret değil. İşletmenin aylık cirosu, sektör, kart türü, ödeme vadesi, taksit seçeneği ve bankayla yapılan sözleşme de önem taşıyor.

Kısacası, “POS kesintisi kaç?” sorusunun en doğru cevabı şudur: İşletmenizin anlaşmasına ve işlemin türüne bağlıdır. Kesin oranı öğrenmenin yolu, bankanın güncel tarifesini ve size özel üye işyeri sözleşmesini kontrol etmektir.

2. POS Komisyonu Nasıl Hesaplanır? Hesap Makinesiyle Barışma Zamanı

Diyelim ki küçük bir işletmeniz var ve müşteriniz 1.000 TL'lik alışveriş yaptı. Sözleşmenizdeki komisyon oranının yüzde 3 olduğunu varsayalım.

Hesap oldukça basit:

- Satış tutarı: 1.000 TL

- Komisyon oranı: yüzde 3

- Komisyon tutarı: 30 TL

- Komisyon sonrası kalan: 970 TL

Burada 970 TL'nin işletmenin net kârı olmadığını özellikle belirtelim. Bu, yalnızca POS komisyonu düşüldükten sonra kalan tutardır. Ürün maliyeti, kira, elektrik, personel gideri, vergi ve diğer masraflar henüz hesaba katılmamıştır.

Şimdi aynı işletmenin ay boyunca POS üzerinden 300.000 TL satış yaptığını düşünelim. Ortalama komisyon oranının yüzde 3 olduğunu varsayarsak aylık komisyon gideri 9.000 TL olur.

Dokuz bin lira! Bu parayla işletmenin pek çok gideri karşılanabilir. Hatta bazı küçük işletmeler için bu tutar, ay sonunda alınacak nefesin kendisidir.

İşte bu yüzden POS komisyonu küçük bir yüzde gibi görünse bile yüksek ciroda ciddi bir maliyet oluşturabilir. İşletme sahibi yalnızca satış rakamına değil, satıştan sonra elinde kalan paraya da bakmalıdır.

3. Peşin Ödeme ile Taksitli Ödeme Arasında Ne Fark Var?

Peşin satışlarda komisyon oranı ile taksitli satışlardaki oran aynı olmak zorunda değildir. Taksitli işlemlerde banka, anlaşmaya göre daha yüksek komisyon uygulayabilir veya alacağın hesaba geçişini farklı tarihlere yayabilir.

Halkbank'ın yayımladığı tarifede, peşin yurt içi kredi kartı işlemleri için yüzde 3,74 oranı bulunurken iki taksitli işlemlerde yüzde 5,61, altı taksitli işlemlerde yüzde 13,08 oranı listeleniyor. Bu örnek, taksit sayısının maliyeti nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Oranlar, ilgili tarifenin koşulları kapsamında değerlendirilmelidir.

Bir beyaz eşya mağazasını düşünelim. Müşteri buzdolabını taksitle almak istiyor. Satıcı müşteriyi kaybetmemek için taksit seçeneği sunuyor, fakat taksit komisyonunu hesaba katmazsa satıştan beklediği kazancı elde edemeyebilir.

Öte yandan yüksek tutarlı ürünlerde taksit seçeneğinin müşterinin satın alma kararını kolaylaştırması da mümkün. Yani mesele yalnızca “Taksit pahalı mı?” sorusu değil; taksitli satışın getirdiği ek maliyetin satış hacmine ve kâra değip değmediğidir.

Esnafın burada yapması gereken, her ödeme seçeneği için maliyet hesabı çıkarmaktır. Bir satışın kasadan geçmesi güzel, ama hesabın sonunda zarar yazması o kadar güzel değil!

4. Blokeli POS mu, Ertesi Gün Ödemeli POS mu?

POS anlaşmalarında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, satış tutarının ne zaman hesaba geçeceğidir.

Bazı anlaşmalarda tahsilat ertesi iş günü yapılırken bazılarında belirli bir bloke veya valör süresi uygulanabilir. Blokeli çalışmada işletme, satış tutarını hemen kullanamayabilir. Bunun karşılığında daha farklı bir komisyon yapısı sunulup sunulmadığı ise sözleşmeye bağlıdır.

Örneğin, bir kafe gün boyunca 20.000 TL kartlı satış yapıyor. Ancak tedarikçisine ertesi sabah ödeme yapması gerekiyor. POS tahsilatı daha ileri bir tarihte hesaba geçiyorsa işletme, kârlı satışlar yapmış olsa bile nakit akışında zorlanabilir.

Burada önemli bir ayrım var: Kârlılık ile nakit akışı aynı şey değildir. Defterde kazanç görünmesi, paranın o anda kullanılabilir olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle bankadan teklif alırken yalnızca komisyon yüzdesini sormayın. Paranın hesaba hangi gün geçeceğini, hafta sonlarının nasıl değerlendirildiğini ve erken ödeme talep edildiğinde ilave ücret uygulanıp uygulanmadığını da öğrenin.

Çünkü bazen yüzde 2 komisyonla uzun süre beklemek yerine, işletmenin nakit ihtiyacına uygun başka bir anlaşma daha mantıklı olabilir. Elbette bunun cevabı işletmenin maliyetlerine ve sözleşme koşullarına bağlıdır.
 
Üst