Atatürk'ün mahalle mektebine gitmesini kim istedi ?

Huri

Global Mod
Global Mod
[color=]Atatürk'ün Mahalle Mektebine Gitmesini Kim İstedi?

Merhaba forumdaşlar! Bugün sizlerle, tarihi bir soruya eğlenceli bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum. Konumuz: Mustafa Kemal Atatürk'ün mahalle mektebine gitmesini kim istedi? Belki de "Eğer birileri Atatürk'ü okula göndermeseydi, Türkiye Cumhuriyeti bugün bu kadar muazzam bir şekilde kurulamazdı!" diye düşündünüz, ama şimdi biraz farklı bir gözle bakalım.

Hadi gelin, tarihin en önemli figürlerinden birinin mahalle mektebine gitmesiyle ilgili meseleye, hem stratejik hem de empatik bir bakış açısıyla eğlenceli bir şekilde bakalım. Erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise empatik ve ilişki odaklı bakış açılarıyla harmanlanmış bir mizahi bakış açısı sizleri bekliyor!

[color=]Bir Aile İşi: Atatürk'ün Mahalle Mektebine Gitmesi

Birincisi, şunu kabul edelim: Atatürk'ün mahalle mektebine gitmesi, kesinlikle bir aile kararıydı. Annesi Zübeyde Hanım, onu şüphesiz iyi bir eğitimle yetiştirmek istiyordu. Ama hadi, biraz daha mizahi yaklaşalım: Zübeyde Hanım, "Oğlum, mahalle mektebine git! Hem biraz kendi başına iş yap, biraz da okuma yazma öğren!" demiş olabilir mi? Tabii ki! Ne de olsa her anne gibi o da Atatürk'ün başarılı olmasını, iyi bir insan olmasını istiyordu. Zübeyde Hanım’ın bakış açısını düşündüğümüzde, “Oğlum, sana bir kere söz verdim, okula gitmezsen sana ‘çocuğum okula gitmek istemiyor’ demem, o yüzden git!” tarzında bir telkin yaptığı kesin. Aksi takdirde, tarih kitabında, "Atatürk mahalle mektebine gitmek için annesinin isteği üzerine yola koyuldu" diye mi yazılırdı?

[color=]Atatürk ve Çözüm Odaklı Erkekler: Asker Olmak İstemeyen Çocuk

Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımını da unutmayalım. Hadi biraz gerçekçi olalım: Bir çocuk, asker olmak istiyorsa, okula gitmek de istemeyebilir. Bu, aslında oldukça stratejik bir karar. Atatürk, küçük yaşlarda çevresine "Ben asker olmak istiyorum, hadi okula gitmeye gerek yok!" demiş olabilir. Zaten askerliği çok sevdiği, devrimci bir ruhla büyüdüğü biliniyor. Ama annesi Zübeyde Hanım, “Hayır oğlum, öncelikle okuma yazmayı öğren, sonra da istediğin mesleği seçersin!” demiş olabilir. Çünkü anneler ne yapar? Her zaman daha büyük bir plan yaparlar. Strateji çok basit: Eğitimi al, askeri bir lider ol, ama ne olursa olsun okuma yazma bilmelisin! Her anne, çocuğunun eğitimiyle ilgili hayatını garanti altına almak ister; Zübeyde Hanım da muhtemelen bunu çok iyi anlamıştı.

[color=]Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Bakış Açısı: Anne ve Oğul Arasında Bir İletişim

Kadınlar, her zaman ilişkiler üzerine yoğunlaşır. Atatürk’ün eğitim hayatına dair düşüncelerini tekrar gözden geçirecek olursak, annesi Zübeyde Hanım, onun sadece bir askeri lider olmasını değil, aynı zamanda toplumda saygın bir insan olmasını da istiyordu. Bir annenin en büyük dileği, çocuğunun sadece bir meslek edinmesi değil, aynı zamanda doğru değerlerle yetişmesidir. Zübeyde Hanım’ın Atatürk’ü mahalle mektebine gönderme kararı, belki de sadece eğitimden daha fazlasını düşünmesinden kaynaklanıyordu. Onun gözünde oğlunun eğitimi, kişiliğinin temelini oluşturacaktı. “Oğlum, sadece harfleri değil, insan olmanın da anlamını öğrenmelisin” demiş olabilir.

Tabii ki, bu empatik yaklaşım sadece anneler için geçerli değil. Erkeklerin bazen çözüm odaklı bakış açılarıyla “Ooo, bu kadar eğitimle nereye gideceğim? Hadi asker olalım!” dedikleri bir durumda, annelerin duygusal ve ilişki odaklı bakış açıları her zaman galip gelir. Çünkü kadınlar bilir, bir çocuğun hayatı sadece stratejiyle şekillenemez; aynı zamanda duygular ve ilişkilerle de yol alır.

[color=]Atatürk'ün Mahalle Mektebi: O Okulda Neler Oluyordu?

Gelelim en eğlenceli kısmına: Atatürk mahalle mektebinde ne yapıyordu? Belki de orada, bir öğretmenin tahtaya yazdığı harfleri defalarca tekrar ediyordu. “Ben de büyük bir lider olacağım, ama önce şu harfleri doğru yazmayı öğrenmeliyim!” diyordu. Çocukluk döneminin neşesiyle, defteriyle baş başa, belki de arkadaşlarına en iyi okuma yazma öğrenen kişi olmayı hedefliyordu. Mektepte nasıl bir ortam vardı? Belki de gürültülü bir sınıf, birbirine karışan çocuk sesleri ve "öğretmenim, ben de Atatürk olacağım!" diyen bir sürü öğrenci.

Tabii, annelerin, “Oğlum, hemen okuldan çıkma, önce bir şeyler öğren” tarzında önerilerini bir kenara bırakalım. Aslında okulda her şey çok eğlenceli olmalıydı. Yani, 6 yaşındaki bir çocuk, öğrenmeye başladığında bunun sadece bir zorunluluk olmadığını, aynı zamanda geleceğini şekillendiren önemli bir adım olduğunu fark etmiştir.

[color=]Sizce Atatürk Mahalle Mektebine Gitmeseydi Ne Olurdu?

Forumdaşlar, Atatürk’ün mahalle mektebine gitmesiyle ilgili sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Eğer Zübeyde Hanım “Oğlum, okula gitmek zorundasın!” demeseydi, belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri bir hayli farklı olurdu! Sizce Atatürk okulda nasıl bir öğrenci olurdu? Başka hangi tarihi figür, okuldan kaçmak için benzer bir strateji izlerdi? Gelin, bu konuda biraz kafa yoralım ve biraz da gülümseyerek, tarihi başka bir açıdan tartışalım!

Hadi, yorumlarınızı bekliyorum!